Projeler
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPQRSŞTUÜVWXYZ
1920-291930-391940-491950-591960-691970-791980-891990-992000-092010-19
Arkiv > Projeler > İBB Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi Yarışma Projesi ProjePDF versiyonuFavorilerinize EkleyinRapor EtArkadaşına GönderSayfayı Yazdır
Son güncelleme tarihi : 06/11/2008 16:31
İBB Şehir Tiyatroları Beyoğlu Sahnesi Yarışma Projesi
Künye
Tasarım EkibiBoğaçhan Dündaralp
Ceren Balkır Övünç
Ahmet Önder
Meltem Erdem
Evren Uzer
Yardımcı MimarNilay Yurtsever
Orhan Kolukısa
Rıdvan Övünç
İşverenİstanbul Büyükşehir Belediyesi
Adres
Şişhane
Beyoğlu
İstanbul
Proje Tarihi2008 - 2008
Yapım TarihiSürüyor
Proje TipiTiyatro
Yapım TürüKarma
Proje YöneticisiBilinmiyor Unknown
Açıklama

Kentler, bünyesinde barındırdığı yapılardan, belli programları karşılayan ve kente sunan binalar olmanın ötesinde onun dinamikleri ile yoğrulmuş ‘yapıları’ talep etmektedir. Bu kent İstanbul ve o kent parçası da Beyoğlu vergi dairesini ve Şişhane meydanını içine alan, yoğun Beyoğlu ve Galata dokusuna bağlanan bir kent parçası olunca, programın içeriğinin de kendi aktivite alanını genişletebilen kamusal programlar barındırdığı düşünüldüğünde, tasarım konusu çok katmanlı ilişkiler ağı ile yüzleşmek durumundadır.

İBS İstanbul’un önemli bir merkezi olan Beyoğlu’nun halihazırdaki kültürel odak olma misyonunu vurgulamakta ve gösteri sanatlarına yönelik olduğu kadar yarattığı kamusal mekanlar ile farklı kültür kullanıcılarını da hedeflemektedir. Proje, Beyoğlu Sahnesi’nin dört farklı fonksiyondaki gösteri sanatları yapılarının yanısıra mekanları tüm gün kullananlar ve farklı zaman dilimlerindeki değişik kullanıcılar için kamusal ve yarı-kamusal mekanlar olarak düşünülmüştür. Proje kent ve kentin getirdiği katmanlı ilişkilerlere farklı düzeylerde bağlanmaktadır. Mevcut durumdaki yaya ve taşıt bağlantılarını koruyan ve fakat yapılan tasarım ile bütünleştiren projede temel öncelik kentle farklı noktalarda bütünleştirilen yarışma alanını, çevreleyen konut ve diğer kullanım alanlarını dışlamayan bir alternatif üretmektedir. Proje kapsamında açık ve kapalı mekanlarda farklı zaman dilimlerinde ve yıl boyu devam edecek kültür-sanat projeleri-aktiviteleri, kendi sezonu içerisinde izleyiciye açık olarak çalışan gösteri sanatları kısımları ve hem yapıların bulunduğu kısımda hem de Beyoğlu Sahnesi’ne bağlanan açık alanda, aktif yeşil alan kullanımı önerilmiştir. Seyir terasları ile hem Haliç ve yakın çevre ile hem de Beyoğlu Sahnesi’nin açık alanlarında yapılan etkinliklerle görsel bağlantı kurmaktadır.

Beyoğlu Sahnesini çevreleyen yapılarla ilgili herhangi bir kullanım önerilmemiş olmakla beraber, yarışma alanındaki yapılaşma ve kullanım biçimleri nedeniyle yarışma alanını çevreyen konut ve benzeri kullanımlarda kültür odaklı bir değişim olacağı öngörülmektedir. Bu değişimin öncelikle yapının kamusal boşluğu ile aynı kotta fiziksel olarak bağlanan yapı grubunda olacağı düşünülmektedir. Yapı, sırtını verdiği Beyoğlu Vergi Dairesi tarafındaki diğer bina grubundan da koparak sadece görsel bir bağ kurar. Projede ele alınan kullanımların ve kullanıcı tiplerinin günün farklı saatlerinde dengeli bir yoğunluğu çekmesi ve alanın, farklı gruplar için bir karşılaşma alanı olma potansiyeli düşünülmüştür.

Kent içindeki bu çokkatmanlı durum, aşağıdaki dört program ilişkisinin yorumunu bekler.

1. Tiyatro ( sahne arkası-sahne-seyirci-fuaye ilişkilerini içeren çok tanımlı program )

2. Bir arada kullanılacak 3 farklı karakterde Tiyatro; İtalyan Sahnesi, deneysel tiyatro ve çocuk tiyatrosu ( sahne arkası ilişkileri ortak kullanılacak, sahne-seyirci ilişkileri farklı...)

3. Ortak veya ayrı ilişkileri kurulabilecek kamusal alandan-kapalı alana geçiş eşiği olan fuayeler,

4. Tek bir karakter ya da dil özelliği taşımayan, farklı kent dokuları* ile ilişki içinde , kente farklı yüzler veren, ölçek ilişkilerine bağlı olarak kendini katmanlı olarak açan, sınırları ile farklı kotlarda ilişki kuran ve çalışma sınırlarının farklı komşuluk ilişkileri ürettiği bir bağlam ve kentli...

TASARIM KARARLARI

İçe dönük, kapalı, sahne arkası-sahne-seyirci- fuaye ilişkilerini içeren tiyatro programlarının, sadece fuaye ilişkileri üzerinden kente açan bina modellerinin aksine, programın yapısal karşılığı olan büyüklüğü de bir kent mekanına dönüştürerek, dokular arası kamusal hareketleri besleyerek birbirine farklı kotlarda bağlayan bir kentsel yapı araştırılmıştır.

Beyoğlu’nda varolan kültür ve sanat fonksiyonları ile bu fonksiyonların kullanıcıları ile ilişkinin güçlü bir şekilde kurulabilmesi amacıyla kente dönük bir planlama ve tasarım dili belirlenmiştir. Proje alanının yakın çevresine açık ve sadece tiyatro-opera temsil sezonlarında değil yılın bütününe farklı yoğunluk derecelerinde yayılan etkinlik alanları ile canlılığın korunması hedeflenmiştir. Yakın çevredeki mevcut yapılaşma üzerinde olabildiğince baskı kurmadan ve yer yer varolan yapıyı ön plana çıkaran ve onunla bütünleşen bir düzenleme ortaya konmaya çalışılmıştır.

Son yıllarda İstiklal Caddesi üzerindeki kültür-sanat yapılarının Karaköy Galata aksına kayıyor oluşu ile (Örn. Bankalar Caddesi üzerindeki sergi ve etkinlik mekanları) proje alanı bu yapıların kullanıcıları için hem açık hem kapalı mekanlarının da kullanılacağı ve iki ayrı kottaki etkinlik mekanlarını birbirine bağlayan bir ara mekan ve kültürel çekim merkezi olarak düşünülmektedir.

Proje alanında gösteri mekanları ile bir bütün olarak tasarlanan otoparkın üstündeki yeşil alan, hem yoğun yapılaşmış çevre içinde Haliç Bölgesine kendini açan bir seyir terası olacak hem de proje alanındaki etkinliklerle daimi bağlantı halinde olacaktır. Beyoğlu’ndaki mevcut parçalı ve yetersiz yeşil sisteme eklenecek bir aktif ve pasif yeşil alan düzenlemesi içeren projenin, açık alanları ile de bir çekim noktası olması hedeflenmektedir.

Alanın yıl içinde sürekli kullanımı kadar gece ve gündüz kullanımı da önemsenmektedir.

Alanda yeralan Vergi Binası binası, aynen korunarak, mimarisine, taşıyıcı sistemine ve özgün detaylarına zarar verilmeden projenin bir parçası haline getirilmiştir. Bu yapı, Beyoğlu sahnesinin çalışanları için çeşitli kullanımları içermekte ve alanın yarı-kamusal yüzüne açılmaktadır.

Varolan ulaşım sisteminde en yoğun yaya ve taşıt akışları tespit edilmiş ve proje ana girişleri ile servis düzenlemeleri bu akışa göre yönlendirilmiştir.

Farklı kullanıcı grupları (sürekli veya geçici kullananlar, kültürel amaçla veya yeşil alanları kullanmak için gelenler vb.) tespit edilmiş ve bu kullanıcıların herbirine yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Yakın çevrenin halihazırdaki mekansal kalitesinin proje ile ve projenin yapım sürecinden sonra yükseleceği öngörülmektedir. Bu nedenle alanın yoğun bir yaya kullanıcısının olacağı düşünülmektedir.

Proje alanında birbirinden farklı kullanıcı tipleri olacağı öngörülmektedir. Bu kullanıcı tiplerinin ilki tiyatro binalarında prova yapan ve bu mekanları kullanan sanatçılar ile diğer tiyatro çalışanları oluşturmaktadır. Bu grup, sezon içinde ve dışında, iç mekanları en yoğun olarak kullanan kullanıcı grubudur. Proje kapsamında alana girişleri Vergi Binası tarafından sağlanmış, ve 41 kotunda yer yer üstte yeralan zemin kotunda oluşan açıklıklarla doğal olarak aydınlanan yarı-kamusal alanlar bu kullanıcılara ayrılmıştır.

İkinci tip kullanıcılar herhangi bir gösteri ya da etkinlik için alana gösteri saatlerinde gelen kullanıcılardır. Bu grup, alana, taşıt ile, metro ile veya Beyoğlu Belediyesi yanından İlk Belediye Caddesi ve Tünel meydanından inen merdiveni kullanmak suretiyle alanın ana girişine gelebilmektedirler.

Bu iki temel grubun dışında proje alanındaki tasarımla ilişki kuracağini düşündüğümüz gruplara baktığımızda yakın çevrede yaşayan ya da gösteri izlemek yerine sadece açık alanları kullanma amacı ile gelen bir kullanıcı grubundan söz etmek mümkün olabilir. Proje, bütün kullanıcılara açık ve fakat yakın çevrede yaşayanların düzenli kullanabilecekleri, kamusal açık ve kapalı alanlar üretmiştir. Bu alanlarda, zaman zaman iç mekanlardan sızan gösteri, etkinlik gibi aktivitelerin yanısıra sergi gibi doğrudan bu mekanları kullanan aktivitelerle, bu kullanıcılar da hedeflenmektedir.

Bu grupların dışında Refik Saydam Caddesi’nden taşıtları ile geçenlerin ve yaya olarak Yolcuzade İskender Caddesi ve İlk Belediye Caddesini kullananların proje alanı ile kurdukları görsel bağlantı tasarım sürecinde dikkate alınmıştır. Proje kapsamında yapılan Beyoğlu sahnesi yapılarının, yakın çevresi ile uyumlu, çevreleyen yapılar ile kentsel ölçekte bir bağlantı kurmayı hedefleyen ve hem kendi kimliği ile çevresini dönüştürme potansiyeli taşıyan hem de varolan yapı ile uyumlu işleyebilir bir tasarım üretilmesi hedeflenmiştir.

Farklı kurum kararlarına bağlı olarak halihazırdaki ulaşım sisteminde yeralan metro istasyonu, otopark bağlantıları ve ulaşım çözümlemesine dayanarak yaya ve taşıt kullanıcı akışları belirlenmiş ve proje buna göre şekillenmiştir. Şartnamede belirtildiği üzere ulaşım sistemi ve çevredeki arazi kullanışı ile ilgili herhangi bir yeni öneri getirilmemiştir. Varolan sistemin incelenmesi ile potansiyelleri belirlenmiş ve tasarıma veri olarak eklenmiştir.

A. PROJENİN PARÇALARI

KABUK: KAMUSAL YÜZEY

Yapı, kabuk bileşeni aracılığı ile çevre kotlardaki kent mekanlarını birbirine bağlayarak birbirinden kopuk veya zayıf ilişkileri yeniden diker. Kent mekanında bir kamusal süreklilik kazandırırken, yapıların arasında yarattığı boşlukları serbestçe gezilip, kullanılabilen ve potansiyel açık hava aktivitelerinde olabileceği bir kent mekanı olarak öngörür...

KABUKALTI: FUAYELER

Kabuk ve kent mekanı ile ilişkili olarak kabuk altı, altında fuaye mekanlarını barındırır. Ön fuaye kapalı bir kamusal alan gibi çalışır, geçişlere izin vererek üzerinde kentliye dönük, cafe, sergi gibi programları barındırır. Ön fuayeden kontrollü olarak bağlanılan ana holden farklı kotlarda yer alan fuayelerle ilişki kurulur, akış ve hareketler yönlendirilir. Kabuk yüzeyinin dili içinde, fuaye kotlarına inen çukur bahçeler oluşturumuştur. Bu bahçeler doğal ışık ve hava yanında , sigara avlularına dönüşerek, kabuk üstü ve altı arasında bağlayıcı bir yapı kazanmıştır.

KAYALAR: GÖSTERİ MEKANLARI

Büyük sahne, deneme tiyatrosu, çocuk tiyatrosu,info gibi içe dönük kapalı hacimlere fuyelerden ulaşılırken, bu kapalı kutular hacimlerin büyüklüğü nedeniyle kabuğu yararak kent mekanında görünür olur. Kabuk üzerindeki kentsel mekanda mekan tanımlayıcı olarak konum ve biçim kazanırlar. Üzerlerinde, yüzeyinde ve içinde yer alan kente açık programları sayesinde de kent mekanı yüzeyini çoğaltarak kayalaşırlar...

Ortak servis ilişkilerinden beslenen gösteri mekanları, ortak bir alandan dağılan üç farklı kota yerleşmiştir; 600 Kişilik Büyük salonun ( italyan sahnesi ) seyirci-sahne-sahne arkası standartlara uygun olarak tasarlanırken, deneysel tiyatro (Blackbox) ve çocuk tiyatrosu proje temel düşünceleri çerçevesinde, potansiyelleri araştırılmıştır. Boş bir kutu olan Deneme Tiyatrosu, kendi özelleşmiş fuaye alanı ve arkadaki depo alanlarına kadar açılarak genişleyebilmekte, böylece oyun kutu dışındaki bu genişleme alanlarina taşma imkanı yaratılmaktadır. Hem kabuk altından , hem de kabuk üstündeki kamusal zeminden beslenen çocuk tiyatrosu da hem diğer fuayelerle ilişkilenebilmekte hem de açık alanla ilişkili kendi özelleşmiş fuayesi bulunmaktadır... Açık hava faliyetleri ile desteklenen çocuk oyun aktiviteleri, hareketli, serbest yerleşime olanak tanıyan hareketli tefrişi ile gösteri olanaklarının artturulması hedeflenmiştir.

KAYNAK: SAHNE ARKASI

Tiyatro Sahne arkası, yapının sürekli yaşayan ve en yoğun hareketlerin gerçekleştiği ayrı bir yapısı olarak düşünülebilir. Bu yapı hem insan hem de nesne harekerini üzerine kurulu, sürekli üretim yapan bir atölye olarak yapının kaynağı sayılabilir. Bir uçta vergi dairesi, sanatçı girişi ve sanatçı mekanları ile özelleşirken, diger uçtaki servis girişi ile birlikte bir servis şeridi oluşturur. Farklı kotlardaki aktivitelere hizmet eden sevis alanı oluşturur.

B. PEYZAJ KARARLARI

Yapı, kabuğu aracalığı ile kent mekanlarını birbirine bağlarken , kent mekanında yapısallaştıramadığı, yüzeyde müdehale yapabileceği ya da peyzaj öğeleri olarak eklenerek dönüştürebileceği kent yüzeyleri ile de ilişki kurar. Bu yüzeyler farklı zaman dilimlerindeki müdehaleler nedeniyle ayrı dillere, biçimlere ve malzemelere sahip yapısallıklar içerir. Metro çıkışları, hava bacaları, yeşil sınırlar, farklı eğim ve bordür detaylari gibi...Peyzaj, bu kent yüzeylerinin de kabuğun bir parçası olarak dönüşebileceği ve birbirinden farklı parçaların birbirine eklemlenebileceği bir sistem olarak öngörülmektedir. Bu sistem; Kayalar ile boşlukta mekansal tanımlamalar, doğrultular üretirken, bu mekanların zemin ilişkilerinden de; diğer peyzaj öğeleri oluşur. Zemin ilişkilerinden üretilmiş peyzaj da kabuk altı, meydan sokak ve açık alan kullanımları için ortak bir dilden üretilmiş, boşluk,çöküntü,çıkıntı gibi tektonik hareketleri kullanarak, ışık, hava,yeşil, oturma, aydınlatma gibi özellikler kazanır.

Kabuk-peyzaj birlikteliği, kent boşluğuna haliç yönünde açılarak ve yoğun yeşil bir doku ile sonlanarak uzama başka bir tanımlama getirir.

Önerilen sistemin tamamlayıcısı olan peyzaj karakteri kendi içinde aynı dilde gelişen ancak farklı temaları barındıran "yeşil bantlarla" şekillenmektedir. Mekansal kurgunun önemli bir bileşeni olan "yeşil bantlar"ı tanımlayan sistematik bileşenler, göçük hacimler, yükselen hacimler, zemini kıran yeşil lekeler ve ağaç sıraları ile tanımlanmaktadır. Yeşil bantların içeriğini oluşturan doğal doku* mimari karakterin tamamayıcısı olarak ortak bir dili yansıtacak morfolojileri barındrımaktadır. Bu kapsamda kabuğun önemli bir bileşeni olarak doğal dokuyu tanımlayan bitkisel karakter sınırlı sayıda tür kullanımı ile gelişen tutarlı bir dil oluşturmaktadır. Kabuk bir anlamda yeni bir peyzaj yüzeyini tariflemektedir. Farklı karakterdeki dokuların sentezi ile oluşan bu peyzaj yüzeyi kentle birlikte çalışan, doğal olan ile yapay olanı aynı dille birleştiren yeni bir açılım sunmaktadır. Kabuk yüzeyindeki yeşil bantların sürdürülebilir yapısı, alanın ekolojisi ile uyumlu bir gelişmeyi önermektedir. Kabuğun ekolojisi zamanla büyüyen, ortam koşullarına adapte olabilen bir sürecin gelişimini benimsemektedir.

*Projede kullanılan türlerle ilişkili olarak: tek bir tür ağaç kullanılmıştır (Prunus ceracifera "Pisardii Nigra"). Böylece kabuk üzerinde yükselen ağaçlar aynı tür ağacın tekrarı ile tanımlanan bir dil oluşturulmaya çalışılmıştır. Yeşil bantların içinde kullanılan türler daha çok çizgisel karakterde gelişen otsu türler olarak seçilmiştir.

C. YAPISAL SİSTEM

Yapısal sistem, projenin temel parçaları olan ve iç içe ilişkileri olan kabuk ve kayalarda olarak temelde ikiye ayrışır. Kayalar kabuk içinde diğer mekanlara bağlansalar ve içeride kabuklarından ayrışsalar bile yapısal ve materyalize olma halleri ile bağımsızlaşırlar. Bu sistem ayrımı taşıyıcı sistemde de sürer; kabuk betonarme sistem, kayalar çelik sistem olarak farklılaşır. Böylece b.a. kabuk sistem başka bir form kazanmadan yüzen parçaları bir arada tutan yapısal pozisyonunu kaybetmez.



*tarihsel doku, dar sokaklı yoğun, farklı zamanlarda gelişmiş beyoğlu dokusu,şişhane meydanı ve boşluğu ile haliç, belli kotlardan sonra görsel olarak, tarihi yarımada, galata kulesi, haliç manzaraları olan, aynı şekilde kent silüetine farklı yüzler veren...

Görüntüler