Detayl� arama
ProjeMimarDiğer kişi
İşverenOfisKuruluş
Süreli YayınKitapYarışma
EtkinlikOkulKent
MakaleÖdül
Projeler
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPQRSŞTUÜVWXYZ
1920-291930-391940-491950-591960-691970-791980-891990-992000-092010-19
Arkiv > Projeler > Karatepe Açıkhava Müzesi Uygulanmış ProjePDF versiyonuFavorilerinize EkleyinRapor EtArkadaşına GönderSayfayı Yazdır
Son güncelleme tarihi : 29/12/2010 17:50
Karatepe Açıkhava Müzesi
Künye
Tasarım EkibiTurgut Cansever
İşverenBilinmiyor
Adres
Kadirli
Adana
Proje Tarihi1957 - 1961
Yapım Tarihi1957 - 1961
Proje TipiMüze
Yapım TürüBetonarme
Proje YöneticisiBilinmiyor Unknown
Açıklama

Yrd. Doç. Dr. İlker Fatih Özorhon

Maltepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 


Karatepe Açıkhava Müzesi, Adana’nın Kadirli ilçesinde yer alan ve geç Hitit dönemine ait buluntuların sergilendiği ve korunduğu bir kompleks niteliğindedir. Antik bir sınır kalesinin kapılarını, giriş noktalarını vurgulama ve bu girişlerdeki eserleri koruma amacıyla inşa edilen “saçaklar”, 1957 yılında Turgut Cansever tarafından tasarlanmıştır.

Karatepe Saçakları hem 1950’lerin genel olarak öncesi ve sonrası hakkında da fikir veren hem de 50’lerin içinde spesifik olan bir eserdir. 1950’li yılların jenerik konularına, bildik bina ve mimarlık tipolojilerine de mualif olan saçaklar bir yandan varoluşçu bir yandan yalnız o dönem içinde bir yaratıcılıkla ortaya çıkabileceğini düşündüren ve çokça hayal kurduran bir strüktürdür. Aslında eser, saçaklar ve onları taşıyan betonarme kolonlardan ibaret, yarı-açık bir mekan niteliğindedir. Ancak alışılmış beton-cam-çelik ezberini bozarken, hep oradaymış hissini vermektedir.

Saçakların alttaki tarihi kalıntının biçimlerine uygun olarak tasarlanmış olması yani - pekala mümkünken- net bir geometriden değil de alttaki yapıların düzgün olmayan geometrisini yansıtması aslında özgün bir duruşun ifadesidir. Varolan değerleri koruma amacıyla biçimlendirilen saçaklar, dik açılı bir anlayışı yadsırlar. Burada mimarın bireysel tercihi gerçekte var olanın ve önemli olanın alttaki tarihi kalıntı olduğunu kabul etmesi ve kendi eserinin ona uyduğunu göstermesidir. Bu duyarlılığın yanında doğayla kurduğu ilişki de örtüyü – saçağı- başka bir metaforik düzleme taşımaktadır. Taşıyıcı sistemin tek başına rasyonali nedir diye düşünülmediği görülmekte, amaca uygun olarak kurulduğu, yapısal kurgunun ve strüktürün biçimi oluşturmak için kullanıldığı anlaşılmaktadır.

Malzemenin doğal doku ve renginde kullanımı, eserin amacının en iyi yansıtır biçimde ortaya koyması gibi tasarım kararları, Brütalist bir anlayışı temsil etmektedir. Malzeme seçimi, yeni strüktürün doğanın içinde uzun süre varlıklarını sürdürebilmelerinin düşünüldüğünü ve yerel özelliklere saygılı yeni bir biçimlendirme anlayışını göstermektedir. Işık da tasarımda ve mekansal etkide önemle üzerinde durulan bir konudur. Üzeri örtülen eserlerin hem korunması hem de karanlıkta kalmamaları için saçaklar dengeli bir aydınlık, gölge ilişkisi oluşturacak biçimde düzenlenmiştir.

26-27 Aralık 2008 tarihinde Uludağ Üniversitesi'nde gerçekleşen “Türkiye Mimarlığında Modernizmin Yerel Açılımları” konulu etkinlikler dizisinin dördüncüsünde sunulmuştur.

Görüntüler