Projeler
ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPQRSŞTUÜVWXYZ
1920-291930-391940-491950-591960-691970-791980-891990-992000-092010-19
Arkiv > Projeler > Zorlu Center ProjeEngelli Erişimine Uygun TasarlanmıştırPDF versiyonuFavorilerinize EkleyinRapor EtArkadaşına GönderSayfayı Yazdır
Son güncelleme tarihi : 31/05/2010 19:12
Zorlu Center
Künye
Tasarım EkibiAli Hızıroğlu
Yardımcı Mimarİlkay Kılınç
Onur Demir
Alper Çakıroğlu
Gülizar Kemer
Mimarlık Ofis(ler)iEra Şehircilik, Mimarlık, Müşavirlik Ltd. Şti.
İşverenZorlu Gayrimenkul
Adres
Proje Tarihi2007
Yapım TarihiSürüyor
Arsa Alanı85.303 m2
Kapalı Alan503.860 m2
Proje Tipiİş Merkezi - Ofis
Yapım TürüBilinmiyor
Açıklama

Silüet İstanbul projesi, Zorlu GYO tarafından teslim edilmiş olan Temmuz 2007 tarihli yarışma şartnamesine göre düzenlenmiş olup proje konsepti herhangi bir değişikliğe uğramadan verilmiş olan yarışma yapı programına istinaden oluşturulmuştur.

Zorlu Center Yarışma Yapı Programı

Konut: 83.598 m2

Ofis: 23.885 m2

Lifestyle Hotel: 17.689 m2

Conference Hotel: 25.304 m2 (4.500 m2'lik oditoryum içeren)

Rezidanslar: 28.662 m2

Sosyo-kültürel: 23.885 m2 (Yaşlılar için konutlar, spor ve sağlık merkezi) Ticaret merkezi: 35.827 m2 (Zemin kotu üzeri), 70.000 m2 (Zemin kotu altı)

Silüet İstanbul projesi, kamusal alanda yenilik getirebilecek simgesel bir yapı, İstanbul Boğazı'nın ve şehrin topografik özelliklerinden hareketle oluşturularak kentin silüeti ile diyalog kuran, enerji kullanımına duyarlı sistemlerin yer aldığı, çağdaş ve farklı bir kent parçası deneyimi yaratarak, yeşilin hakim olduğu açık ve kapalı kamusal alan örgüsünü kuran iz bırakacak bir tasarım olarak özetlenebilir.

Konsept:

Ortak kamusal alanların birer park ve aktivite alanı olarak teşkiline temel oluşturan analizler hazırlanmış ve arazinin bilinen büyük kamusal alanlar ile kentsel anlamda ölçek karşılaştırılması oluşturulmuştur.

İstanbul Boğazı kıyılarına bağlanan bir vadinin devamında eski dönemlerde bir tepe olan arazinin yeniden yeşil bir tepeye dönüştürülmesi ve topografyayı yeniden İstanbul’a geri kazandırmaktan yola çıkılmıştır. Yarışma programında verilmiş olan alışveriş merkezi işlevleri bu tepenin içerisine yerleştirilmiştir. Temel anlamda özel ve kamusal kullanımlar birbirlerinden ayrılmış ancak mekansal düzenlemeler ile hem kendi içerisinde, hem arazi ve çevresi ile ilişkilendirilerek düzenlenmiştir. Büyükdere Caddesi aksındaki yapılaşma gözlemlendiğinde, topografik konum ne olursa olsun binalar üzerinde bulundukları arazi ile bile farklı bir ilişki kurmamaktadırlar. Şehirle kurulan ilişki de düşeylikle sınırlı kalmaktadır. “Silüet İstanbul” projesi bu mimari yaklaşıma, düşey binalara karşıt bir duruş sergileyerek, programın yatay olarak nasıl ele alınabileceği sorusuna yanıt aramıştır. Binanın şehir ile kurduğu diyaloğun bir yansıması da, Boğaz'dan ve farklı akslardan aynı şekilde algılanmamasındadır.“Silüet İstanbul” projesinin Karayolları Binası arkasından yükselen kısmı, Büyükdere Caddesi'ne Tatlıcı Kuleleri ile birlikte bir eşik oluşturmaktadır. Mecidiyeköy aksından, çevreyolundan Boğaz Köprüsü'ne doğru yaklaşımda ise Asya-Avrupa aksında simgesel olarak kent için bir röper noktası teşkil etmektedir.

Binanın üst kütlesinde özellikle “özel” işlevler biraraya alınarak yatay olarak gruplanmıştır (Konut birimleri, oteller, ofisler, vb.). Ticaret merkezi ve sosyo-kültürel aktiviteler ise farklı kotlarda tasarlanmış ve değişik noktalardan içeriye alınmış olan, Boğaz'ın kademeli yapısına öykünerek tasarlanmış park ile ilişkilendirilmiştir. Üst kütlenin iç sirkülasyonları Boğaz'ın sırtlarındaki şehir dokusundan yola çıkılarak yarı açık sokaklar ve manzaraya açılan yarı-kamusal meydan ve bahçeler ile eklemlenerek farklı bir yaşam tarzı öneren çağdaş bir kent parçası deneyimi yaratmayı hedeflemektedir. En alt ticaret-rekreasyon katında ise açık hava organizasyonlarına imkan tanıyan (konser, sinema,vb.) alanlar park dokusu içerisine yerleştirilerek kamusal alanlar zenginleştirilmiştir.

“Silüet İstanbul” zeminden kalkıp yükselen yapısı ile bir bütünlük etkisi, yeşil ve Boğaz ile kurduğu ilişkiyle kente yeni bir buluşma mekanı katmayı hedeflemektedir. Binanın yükselen katlarında da, ortak kullanıma açık tüm İstanbul’a ve Ortaköy’e doğru akan vadiye açılan restoranlar ve gece kulübü ile toplantı salonları planlanmıştır. Bina, şehir ile ilişkisinde, Boğaz’a, vadiye farklı kotlardan açılan bir avlu davranışı göstermektedir. Özellikle Boğaz’ın simgesi olan erguvanların ağırlıkta olduğu bitki dokusunun tepeyi,kamusal ve özel alanları bir örtü gibi sarması düşünülmüştür.

Görüntüler